Göçlerle birlikte şehirlerin çehresi büyük bir hızla değişti.Önce apartmanlar yükseldi varaşlor gecekondularla doldu. Sonra
apartmanlar yıkılıp,gökdelenler dikilmeye başlandı.Gecekonduların
yerini siteler uydu kentler aldı.Son dönemin modası ise rezidanslar. Özellikle de günlük kiralık daire bazında çalışan rezidanslar.
Ancak 'toplu yaşam kültürü' kentleşmedeki bu hıza paralel gelişmeyince
adliyeler açılan davalarla doldu.Apartmanlarda ki komşu kavgaları adliye
koridorlarına taşındı.Yaşanan yıkıcı depremlerde apartmanlarda herkesin
kafasına göre yaptığı değişikliğin ne kadar acı sonlara yol açtığını
gösterince harekete geçmek için ne kadar geç kalındığı ortay çıktı.
İşte 42 yıl sonra değişen Kat Mülkiyeti Yasası bu mantıkla
hazırlandı.Estetik,konfor yada ticari amaçlarla taş kesim yapıldığında olası bir depremde tüm
binanın katili olabilecek kötü komşulara karşı artık yasa yürürlükte
olacak.
Apartmanlarda yaşamanın kurallarını belirleyen Kat Mülkiyeti Yasası 1965
yılında çıkartıldı.Hızla büyüyen şehirler kentlerin etrafında kurulan
uydu kentler ve büyük sitelerle ilgili kurallar yasada yer almadığı için
Yargıtay içtihatları ile buralardaki sorunlar çözülmeye çalışıldı.
Binlerce vatandaşın yaşamını yitirmesine neden olan Marmara
depremi,apartmanların hiç de sağlıklı yapılmadığını göz önüne
serdi.Binaların depreme karşı güçlendirilmesi gerekiyordu,ancak yasada
zorunluluk bulunmadığı için bir türlü gerçekleştirilemedi.
Olası bir İstanbul depreminde binlerce evin yıkılacağına ilişkin kıyamet
senaryolarının konuşulduğu bir dönemde,Yargıtay'ın isteği ile
hazırlanan Kat Mülkiyeti Tasarısı Meclis'e gönderdi.Meclis'te tüm
partilerin desteği ile yasalaştı.Cumhurbaşkanı da bekletmeden
onaylayınca resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Artık depreme dair çalışmalarda sizden izin alınmadan yasal çerçeveler dahilinde daireniz elinizden alınıp depreme dayanıklı hale getirilebilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder